İtalyan futbolunun en köklü çınarlarından biri olan Juventus, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. Luciano Spalletti yönetimindeki “İhtiyar Delikanlı”, sadece saha içindeki sonuçlarla değil, aynı zamanda takımın mental çöküşüyle de taraftarlarını derin bir endişeye sürüklüyor. 17 Şubat 2026 gecesi İstanbul’da yaşananlar, bu krizin artık gizlenemez bir boyuta ulaştığının en somut kanıtı oldu. Galatasaray karşısında alınan 5-2’lik ağır mağlubiyet, Torino ekibinin Avrupa hayallerini ciddi şekilde sarsarken, teknik direktör Spalletti’nin koltuğunu da her zamankinden daha fazla sallamaya başladı.
İstanbul’un Ağır Bilançosu: Juventus Neden Dağıldı?
RAMS Park’ta oynanan Şampiyonlar Ligi playoff ilk karşılaşması, aslında Juventus için oldukça umutlu başlamıştı. Teun Koopmeiners’ın yıldızlaştığı ve art arda bulduğu iki golle takımını 2-1 öne geçirdiği ilk yarı, Spalletti’nin planlarının tıkır tıkır işlediği izlenimini veriyordu. Ancak ikinci 45 dakika, futbol tarihine geçecek bir çözülmeye sahne oldu. İkinci yarıda sahada ne yaptığını bilmeyen, savunma disiplininden tamamen kopmuş bir Juventus vardı. Noa Lang’ın durdurulamaz performansı, Davinson Sanchez’in havadan hakimiyeti ve Sacha Boey’in bitirici vuruşu, İtalyan devini adeta sürklase etti.
Maçın en kritik anı ise kuşkusuz Juan Cabal’ın 67. dakikada gördüğü kırmızı karttı. Takım zaten baskı altındayken gelen bu disiplinsizlik, Juventus’un direncini tamamen kırdı. Kulüp tarihinde ilk kez bir Şampiyonlar Ligi maçında kalesinde 5 gol gören Juventus, bu utanç dolu istatistikle Torino’ya döndü. Şimdi tüm gözler, bu enkazın nasıl kaldırılacağına ve 1 Mart 2026’daki Roma deplasmanına çevrilmiş durumda.
Savunma Hattındaki Disiplinsizlik ve Kırmızı Kart Krizi
Spalletti’nin Juventus’u için alarm zilleri sadece İstanbul’da çalmadı. Galatasaray faciasından sadece birkaç gün önce, 14 Şubat’ta San Siro’da Inter ile oynanan derbi de benzer bir senaryoya ev sahipliği yapmıştı. Pierre Kalulu’nun erken sayılabilecek bir dakikada kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kalan ekip, sahadan 3-2 mağlup ayrıldı. İki maçta toplam 8 gol yiyen ve her iki maçta da eksik kalan bir takımın, Serie A şampiyonluk yarışında veya Avrupa’da tutunması mucizelere bağlı görünüyor.
Burada dikkat çeken en büyük sorun, Spalletti’nin oyun felsefesindeki “geriden oyun kurma” ısrarı. Noa Lang’ın ikinci golünde olduğu gibi, rakibin yoğun presi altındayken savunmada yapılan riskli paslar, Juventus’un en büyük zaafı haline geldi. Oyuncuların fiziksel olarak ikinci yarılarda oyundan düşmesi ve mental olarak kırılgan bir yapı sergilemesi, teknik heyetin antrenman metodlarının da sorgulanmasına neden oluyor.
Roma Deplasmanında Taktiksel Değişim Şart
1 Mart 2026 Pazar günü saat 22:45’te oynanacak olan Roma – Juventus mücadelesi, sadece bir lig maçı değil, Spalletti için bir kader sınavı niteliği taşıyor. Eski takımı Roma’nın karşısına bu kadar yaralı çıkacak olan deneyimli teknik adamın, Gian Piero Gasperini gibi bir taktik deha karşısında ne yapacağı merak konusu. Gasperini’nin Roma’sı, bu sezon ligin en dengeli ve en tehlikeli takımlarından biri olarak dikkat çekiyor.
Roma, şu an puan tablosunda Juventus ile aynı puanda (46) bulunsa da, sergiledikleri istikrarlı futbolla bir adım önde görünüyorlar. Allianz Stadium’daki ilk maçı Juventus 2-1 kazanmış olsa da, o maçtaki baskın oyunun yerini şu an büyük bir belirsizlik almış durumda. Spalletti’nin Olimpico’nun cehennem atmosferinde hayatta kalabilmesi için savunma kurgusunu tamamen değiştirmesi ve daha pragmatik bir yaklaşıma geçmesi bekleniyor.
Kadro Mühendisliği ve Sakatlıkların Kritik Etkisi
Juventus’un yaşadığı bu krizin bir diğer önemli ayağı ise bitmek bilmeyen sakatlıklar. Takımın ana gol silahı Dusan Vlahovic’in Kasım ayından bu yana sahalardan uzak olması, hücum hattının dişsiz kalmasına neden oldu. Jonathan David her ne kadar yetenekli bir forvet olsa da, Vlahovic’in yarattığı fiziksel tehdidi ve bitiriciliği henüz yakalayamadı. Arkadiusz Milik’in de uzun süreli sakatlığı, Spalletti’nin elini kolunu bağlıyor.
Savunmada ise Gleison Bremer’in durumu hala belirsizliğini koruyor. İstanbul’da darbe alan Brezilyalı stoperin yokluğu, zaten sallanan defans hattını tamamen çökertebilir. Orta sahada ise tek teselli, Galatasaray maçında gollerini atan Koopmeiners’ın yükselen formu. Hollandalı oyuncu, Kenan Yıldız ile birlikte Roma deplasmanında yaratıcılık anlamında takımın en büyük umudu olacak.
Juventus Muhtemel İlk 11 Kadrosu:
- Kaleci: Di Gregorio
- Savunma: Kelly, Kalulu, Bremer (veya Gatti)
- Orta Saha: Cambiaso, Locatelli, Koopmeiners, Conceicao
- Hücum Hattı: Kenan Yıldız, McKennie, Jonathan David
Derbi Öncesi Önemli İstatistikler ve Beklentiler
Bahis piyasaları ve futbol analistleri için bu maç tam bir bilmece. Ancak son haftalardaki veriler bazı net ipuçları veriyor. Juventus’un kalesini gole kapatmakta zorlanması ve Roma’nın iç saha avantajıyla kuracağı baskı, “Karşılıklı Gol Var” seçeneğini ön plana çıkarıyor. Ayrıca, Juventus’un son maçlardaki agresif ve kontrolsüz oyun tarzı, kart bahislerini de oldukça cazip kılıyor.
Gasperini’nin takımı, Paulo Dybala ve Matias Soule gibi Juventus geçmişi olan oyuncularla sahada olacak. Bu oyuncuların eski takımlarına karşı duydukları kanıtlama isteği, maçın sertlik dozajını artırabilir. Spalletti için bu 90 dakika, belki de Juventus kariyerinin son maçı olacak. Ya bu fırtınalı denizden gemisini sağ salim çıkaracak ya da Roma’nın sularında kaybolup gidecek.
“Futbolda dün yoktur, sadece bugün vardır. İstanbul’da olanlar bizi yaraladı ama Roma maçı ayağa kalkmak için en büyük fırsatımız.” – Luciano Spalletti
Sonuç ne olursa olsun, 1 Mart gecesi Stadio Olimpico’da sadece bir futbol maçı değil, büyük bir onur savaşı izleyeceğiz. Juventus’un bu derin krizden çıkıp çıkamayacağını hep birlikte göreceğiz.
Karşılaşma Detayları:
- Maç Tarihi: 1 Mart 2026, Pazar
- Başlama Saati: 22:45 (TSİ)
- Stadyum: Stadio Olimpico, Roma
- Lig: İtalya Serie A, 27. Hafta
- Sezonun İlk Maçı: Juventus 2-1 Roma
