Avrupa futbolunun en prestijli organizasyonu olan UEFA Şampiyonlar Ligi’nde play-off heyecanı, dev bir eşleşmeyle futbolseverleri ekran başına kilitledi. Estádio da Luz’un büyüleyici atmosferinde karşı karşıya gelen Benfica ve Real Madrid, futbolseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Maç öncesinde tüm gözler, sakatlıkların gölgesinde kadro kurmaya çalışan Real Madrid teknik ekibindeydi. Álvaro Arbeloa yönetimindeki Madrid ekibi, milli gururumuz Arda Güler’in ilk 11’de başladığı bu zorlu deplasmandan 1-0’lık galibiyetle dönmeyi başardı. Maçın sonucunu belirleyen gol Vinícius Júnior’dan gelse de, saha içinde yaşanan olaylar ve Arda Güler’in maestro gibi yönettiği hücum hattı maçın asıl hikayesini oluşturdu.
Estádio da Luz’da Heyecan Dolu İlk Yarı
Karşılaşma başladığı andan itibaren her iki takımın da kontrollü bir oyunu tercih ettiği görüldü. Benfica, kendi evinde oynamanın verdiği avantajla ilk dakikalarda Real Madrid savunmasını zorlamaya çalıştı. Maçın 24. dakikasında Fredrik Aursnes’in ceza sahası dışından kaleye gönderdiği füze gibi şut, gecenin en heyecanlı anlarından biriydi. Ancak kalesinde devleşen Thibaut Courtois, muhteşem bir refleksle topu kornere çelmeyi başardı. Real Madrid cephesinde ise Kylian Mbappé ve Vinícius Júnior, rakip savunmanın boşluklarını kollayarak hızlarıyla tehlike yarattılar. Mbappé’nin ceza sahası içindeki bitiricilik denemeleri bu kez sonuçsuz kalsa da, Madrid’in hücum zenginliği Benfica defansını oldukça yıprattı.
İlk yarının en dikkat çekici performanslarından birini sergileyen Arda Güler, oyunun sıkıştığı anlarda pas dağıtımıyla takımı rahatlatan isim oldu. Devrenin son dakikalarında ceza sahası içinde topla buluşan genç yıldız, sol ayağıyla kalenin köşesine harika bir plase gönderdi. Benfica kalecisi Anatoliy Trubin, adeta parmaklarının ucuyla dokunduğu bu topla golü önleyerek tribünlerin derin bir nefes almasını sağladı. Soyunma odasına golsüz eşitlikle gidilirken, Real Madrid’in topa daha fazla sahip olan ve oyunun kontrolünü elinde bulunduran taraf olduğu istatistiklere de yansıdı. Kalecilerin karşılıklı devleştiği ilk 45 dakika, futbolun neden bu kadar sevildiğini kanıtlar nitelikteydi.
Vinícius Júnior Sahneye Çıktı ve Ortalık Karıştı
İkinci yarıya daha arzulu başlayan Real Madrid, 50. dakikada aradığı golü buldu. Hızlı gelişen bir kontra atakta Mbappé, topu sol kanatta hareketlenen Vinícius Júnior ile buluşturdu. Brezilyalı yıldız, rakiplerini ekarte ederek ceza sahasına girdi ve uzak köşeye yaptığı milimetrik vuruşla topu ağlarla buluşturdu. Ancak bu golün sevinci uzun sürmedi. Vinícius’un gol sevincini yaşadığı sırada saha içinde gerilim bir anda tırmandı. Brezilyalı oyuncunun, Benfica’nın genç futbolcusu Gianluca Prestianni tarafından ırkçı söylemlere maruz kaldığını iddia etmesiyle oyun durdu. UEFA’nın ırkçılık karşıtı protokolleri devreye girerken, hakem maçı yaklaşık 10 dakika boyunca askıya aldı. Stadyum hoparlörlerinden yapılan uyarılar ve oyuncuların arasındaki sözlü tartışmalar, sporun ruhuna aykırı görüntülerin oluşmasına neden oldu.
Oyunun yeniden başlamasının ardından gerilim sahaya da yansıdı. Benfica tribünleri ve teknik heyeti kararlara tepki gösterirken, tecrübeli teknik adam Jose Mourinho hakeme yaptığı sert itirazlar sonucunda kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Bu andan itibaren maç, taktiksel bir savaştan çok bir irade mücadelesine dönüştü. Real Madrid, bir yandan skor avantajını korumaya çalışırken diğer yandan saha dışı etkenlerin yarattığı baskıyla mücadele etmek zorunda kaldı. 12 dakikalık uzatma süresinde Benfica’nın kurduğu baskı, Real Madrid savunmasının disiplini sayesinde sonuçsuz kaldı. 1-0’lık galibiyet, Madrid ekibi için sadece bir puan avantajı değil, aynı zamanda zorlu bir psikolojik sınavın kazanılması anlamına geliyordu.
Arda Güler’in Madrid Formasıyla Yükselen Yıldızı
Real Madrid’in orta sahasında yaratıcı eksikliği hissedilen bu dönemde, Arda Güler’in performansı tüm futbol otoritelerinden tam not aldı. Jude Bellingham’ın yokluğunda takımın oyun kurucu rolünü üstlenen genç futbolcu, sadece pas trafiğini yönetmekle kalmadı, aynı zamanda savunma yardımlarıyla da komple bir oyuncu profili çizdi. Maç boyu yüzde 89.6 gibi yüksek bir pas isabet oranıyla oynayan Arda, takım arkadaşlarını sürekli gol pozisyonlarına sokmaya çalıştı. Vin
